14 Mayıs 2015 Perşembe

#1 Biraz Sohbet!

Sevgili Eylem Delacroix un bu güzel yazisi bana ilham oldu tik tik.

Benimde buna cok ihtiyacim vardi, biraz sakin sakin oturup düsüncelerimi dökeyim dedim.

Bugünlerdede beni en cok mesgul eden sey isyerindeki olup bitenler, esimi, kardeslerimi, annemi ve arkadasimida düzenli olarak bu konuda rahatsiz ediyorum, e sizde yakinlarimdan sayilirsiniz, sizede anlatayim ;)

Ögretmen olanlar anlar zaten, olmayanlar icin: ögretmenlik kolay ve yarim gün calisiyorlar sadece düsüncesi kesinlikle yalan!

Velilerle özel konusmalar, gezi planlari, konferanslar, sinav hazirliklari, ögrenci problemleri, gündelik ders hazirliklari, toplu toplantilar -ve onlarin hazirliklari ve sonrasinda yazilacak protokoller,  is arkadaslarin tripleri ve istekleri, veliler ve notlar...

Simdiye kadar üc farkli okulda ve üniverstede calistim ve kendimi tecrübeli olarak görüyorum, ama yinede her okul ve her sinif farkli oluyor. Sistemi hemen anlamak ve sisteme uymak cok önemli.

Üniverstede egitim ve calismak bambaska birsey, yetiskinlerle, kendi istekleriyle derse gelenler ve sorumluklarini bilenlerle. Problemler daima oluyor, ama egitici olarak degilde, daha cok bilgi aktarici olarak calisiyorsun.

Okulumda, benim ders verdigim ergenlikte olan 11-16 yas aralikli cocuklarda bu durum cok farkli tabii. Almanyada okullarin icinde cocuklar dörde ayriliyor. Türkiyedeki gibi hepsi beraber lise okumuyor. Cok iyi, iyi, zayif ve cok zayif ders anlayan ögrenciler olarak kategorilere giriyorlar. 

Cok zayif cocuklar disinda tüm kategorilerde ders veriyorum. 
En cok ders saatlerim zayif bir sinifta, 14-16 yasindaki ögrenciler. Ayni siniftaki yas farkinin nedeni, bazilerinin erken yasta okula baslamalari, sinifta kalmalari, yurtdisindan gelenlerin ilk önce almanca ögrenmeleri gerektiginden yasca daha büyük olmalari vs.

Bu sinifimdaki ilk üc günümü hatirliyorum, ücüncü gün erkek kardesimi arayip "Ben bunlarla ne yapacagim? Hic laf dinlemiyorlar. Ders arasinda iki kocaman oglan birbirlerine girdiler, ne yapacagimi sasirdim. Cok sükür ciddi birsey olmadi ama cok korktum" demistim. 
Ve kardesim bana: "Tanistikca daha iyi anlasacaksiniz, zaman ver" demisti. Bana verilen en iyi tavsiye!
Genelde insanlar daha ciddi ol, daha baskici ol, daha cok ceza ver vs gibi tavsiyeler veriyorlar ve sonuc olarak daha zarar verici oluyor.
Daha öncede baska bir okulda problemli bir sinifta ders vermistim ve zorluklarini cok iyi bilirim. Yinede her sinifin baska bir dinamigi var. En büyük problemlerin biri özellikle oglanlarin bir anda parlamalari oluyordu. 

Sakin bir anda ders olarak birseyler yazdirdim ve problemli olanlarla ayri ayri sinif disinda konustum, tek tek ve konusmak istemeyenlerlede beraber sustuk, alti-yedi dakika sonra dayanamayip konusmaya basladilar. Sabirli olmak ve gereksiz baski yapmamak en önemlisi.

Ögretmenler odasinda cok fark ediyorum, ögretmenler genelde Bizler-Onlar diye ayiriyorlar, ögrenciler hakkinda cok kötü düsünen ve küfür edenler bile var. Cidden: Ögretmenlerin kisiliklerine bu meslege uygunlarmi diye psikologlar test etmeli. Bende uygun degilsem, bende bu isi birakmaya raziyim, yeterki su felaket ögretmenlerden cocuklar kurtulsun yeter. Nasil olsa biz yine birsekilde is buluruz. Yada en azindan bundan sonra skandinav ülkelerinde oldugu gibi ögretmen olmak isteyenleri testden gecirsinler.

Müdürüm cok iyi bir insan, diger calistigim okullarda müdürler sanki cehennemden cikmis zebaniler gibilerdi. Bana "Hepsini kurtaramayiz, biliyorsunuz degilmi?" dedi. 
Siniftaki gelismelerden memnunum, en azindan artik sürekli "Dur/Yapma/Etme/Neden kalemi firlattin simdi?/Niye ders sirasinda ayaga kalkiyorsun?/Kitabin nerde?" gibi sorunlar azaldi ve düzgün bir sekilde ders yapabiliyorum. 

Ilk basladigim siralarda sinifin yarisi kitaplarini getirmiyordu. Bende kitaptan bir sayfa kopyalayip getiriyordum. Baktilar ders öyle veya böyle yapiliyor, kitaplari getirmeye basladilar.

Cocuklar kendiliklerinden gelip bana birseyler anlatmak istiyorlar.
Maalesef hikayeler cok üzüntülü, bir tane cocuk psikologa gitmek zorunda. 

Ne gibi hikayeler? Annesine kendini intihar etmekle tehdit eden bir ögrencim- ders sirasinda cok tatli ve sakin bir oglan, ama notlari cok zayif birisi-, bir yil önce 17 yasindaki abisi bir mektup bile birakmadan intihar ettigi icin kendini kesen bir kiz cocugu, savas ülkesinden gelen ve annesiz babasiz hayat mücadelesi veren ögrenci, bir cogu bosanmis ailelerin ve onlarin bitmez bilmeyen kavgalarinda icinde kalan zavallilar, dokuz tane kardesi olan ve ev isi yapmaktan ders yapmaktan sogan genc kiz, babasi araba kazasi sonucu aylardir komada yatan... neler neler.

Bir gün baktim kendi hallerine cok üzülüyorlar, toparlayin kendinizi dedim. Herkesin hayati kendine göre berbat. Saniyormusunuzki benimkisi süper? Bende babasiz büyüdüm. Herkes aci cekiyor. 
Önemli olan kendi ayaklarinizin üstünde durmaniz. Ilk önemli olan sey diploma!

Biz bir "takimiz" dedim onlara, ben sizin bu sinifi gecmenizi istiyorum. Dersimi rahatsiz etmeyen ve sinavda su notu yazan bu dersi gecer. Bastan bir anlasma yaptik. 

Onlari korkutmamaya calisiyorum. Ögretmenlerin cogu "Bu gidisle notun kötü olacak, sinifta kalacaksin, derslerine calis" diyorlar. Ben psikolojide okudugum icin farkli yaklasiyorum, cünki insanlar pozitif seylere daha yatkin oluyorlar. "Eger sunu ve bunuda ögrenirsen birdahaki sinavin cok iyi bir not olur, sinifi kolaylikla gecersin" diyorum. Sonuc? Ilk sinavda 14 zayif vardi, ikinci sinavda sadece 5! 


Keske psikolojik anlamda daha tecrübeli olup onlara daha cok faydam olsa veya okul icinde destek alabilecegim birileri olsa. 

Maalesef pedagoglar bile isini yapmaktan kaciniyorlar. 
Gecen ay yasadigim bir olay: Genc bir egitimci, sabah 7 bucukda benim ilk dersime gelmesini rica ettim, cünki iki saat boyunca cocuklarla bilgisayar odasinda olacaktim ve ben derslerle ilgilenirken onunda cocuklarin bilgisayarlarini bozmamasina/bilgisayar odasinda kavga cikmamasina dikkat etmesini istedim. Makineler degerli ve maalesef orda daha önce bu tarz sebeplerden dolayi zarar olmus,bu yüzden hic bir ögretmen tek girmiyor artik.
Bana 7 bucuk cok erken, 8 bucukda belki gelirim dedi. Haftada belli bir saat calismasi gerekiyormus, kendisi ayarliyabiliyormus- aslinda okuldaki ihtiyaca göre, ama sanirim o bunu yanlis anladi. Ögretmenler resmen disliyorlar kendisini, bir ise yaramadigi icin, ama sanki amac tek para kazanmakmis gibi bildigini okuyor. 

Memur olanlarda bu rahatlik var maalesef. Maas geliyor nasil olsa, yapsada olur, yapmasada. Bence bu memurluk komple kalkmasi lazim. Biri iyi bir ögretmen ve egitimci degilse zarari cok oluyor. Cocuklari böylelerinden korumak gerek.

Benim problemli sinifa gelince, problemler bayagi azaldi. Diger ögretmenlerdende güzel seyler duyuyorum, gezi yaptigimizda baska bir okuldaki fuari ziyarete gitmistik ve oranin müdürü bizim okulu arayip cocuklarin nekadar mükemmel davrandigini söyleyip bizi övmüs. O günü hazirlarken birsey olacak diye ödüm kopmustu, yolda, trende, ordayken...sinif ögretmenleri sinifla bu geziyi yapmayi reddetti, bu sorumlulugu alamam diye.
Bende yapmasaydim gidemiyeceklerdi.Sinif ögretmeni sende yapma, birsey olursa mesleginden olursun dedi bana.

Sinifla konustum: "Size birsey olacak diye cok korkuyorum, sonucta aileniz sizi bana emanet ediyor. Basiniza birsey gelirse kendimi asla affetmem. Orda büyük ögrencilerde olacak, onlardan uzak durmanizi istiyorum. Ayrica mekandan uzaklasmak yasak. Fuarda meslek standlarina gidip danisacaksiniz ve hazirladigim bu kagide standdaki danisman imza atmasi gerekiyor. Sizle okul disi birsey yapacagimiz icin cok mutluyum, bence cok güzel olacak. Yinede dikkatli olmanizi istiyorum."

"Ne olabilirki?" diye sordular. 

Ögretmenler bana ögrencilerin kacip gidebilecegini, orda kavga cikartabileceklerini, fuarda gürültü ve terbiyesizlik yapabileceklerini, yolda kaybolabileceklerini vs gibi sorunlar siralamislardi. Ama ben kötü sey konusunca kötü sey olur düsüncesine cok inanirim. Bu yüzden sakaya vurdum.

"Belki biri sizi kacirir" Buna cok güldüler, ama hoslarinada gitti. Süper bir gezi oldu!

Cocuklar bana sIklIkla diger ögretmenleri sikayet ediyorlar. Bu konulara hic girmiyorum.
Cocuklara "Onlar iyi ögretmen degilse, siz iyi ögrenci olun. Malzemelerinizi getirin, ev ödevlerinizi yapin, ders sirasinda katilim yapmiyorsaniz bile susup oturup dinleyin" diyorum.

Ögretmenler merakli bir sekilde "Dersler nasil gidiyor? Ögrencilerin ne yapti bugün?" diye soruyorlar. Bazileri cok iyi niyetli, tavsiyeleride oluyor, güzel oluyor konusmak, paylasmak. Bazileri sirf zayif noktani ögrenmek istiyorlar. Okulda 60 tane ögretmen var, hepsi birbirinden farkli, hepsiyle anlasmak mümkün bile degil. 

Standard cevabim var artik: "Ögrenciler iyi davranirsa ve ders iyi gecerse benim cok iyi bir ögretmen oldugumdan, kötü olurlarsada onlarin kötü ögrenci oldugundan" ;)

Sinirlendigim veya sabrimin tükendigi zaman cok sakin ve daha sessiz konusmaya basliyorum örnegin. Cocuklar ayna gibi. Hep insani taklit ediyorlar. Ben kosusturdugumda ve yüksek sesle ve sinirli konustugumda hemen buna tepki veriyorlar. 

Oglanin birine ders malzemelerine cikartmasini söyledim. "Kötü not verin bana, canim istemiyor. Zaten kindergarten gibi ne ögreniyoruzki, sacmasapan bana lazim degil!" diye aksi bir sekilde cevap verdi. "Ben senle saygili konusuyorum, sendende ayni seyi bekliyorum. Ders hosuna gitmiyorsada en azindan yerinde otur ve sus" kendisini ignore edip dersime devam ettim. Durdu durdu, duramadi derse katildi tekrardan,bende hic bozmadan gayet normal konustum ve dogru seyler söyleyincede takdir ettim. 
Ders sonunda "Yeri bugün sen süpüreceksin" dedim. Eline süpürgeyi alinca tüm sinif saskinlikla bakti. Türkün biri "Abooooooo, ögretmenin dedigini yaptiya! Oglum hastamisin?" dedi digerine, almanca söylüyor bunlari tabii, türkce konusmalari yasak. 

O günden beri o ögrencinin dersi iki not düzeldi ve bana "Siz sinif ögretmenimizden daha kötüsünüz, cok calistiriyorsunuz, gelmedigimizde hemen ailemizi ariyorsunuz, babam dersi ektigimi anladi cok kötü kizdi, cezaliyim" dedi. 

Son olarak ilk haftamda bir kizin sözleri:

"Viva hanim, siz üniverste okudunuzmu?"
"Tabiiki, sadece üniverste okuyunca ögretmen olabiliyorsun"
"Niye dogrudürüst birsey okumadiniz? Bizim gibi delilerle ugrasmazdiniz!" ;)



>>> 15 dakika birseyler yazayim dedim, ama icim okadar doluymuski, iki saatdir yaziyorum, okuyanlara cok tesekkürler! ;) <<<



21 yorum:

  1. Tek sey diyebilirim bu durumda kutsal bir sey yapiyorsun ve eger ki ogretmen olsaydim kesinlikle senin gibi bir ogretmen olurdum hic sıkılmadan cok cok severek okudum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok sagol :D Annem ögretmen olmami hic istememisti, biri ona "ögretmenlik kutsal bir meslek" dedikten sonra daha olumlu yaklasmisti :)

      Sil
  2. Yaziyi görünce hemen merak ederek geldim ve tek solukta bastan sona okudum. Gercekten ne zor isin var, ama gayet güzel üstesinden geliyorsun belli! Keske tüm ögretmenler senin gibi düsünüp davransa. Cok düsüncelisin ve cocuklari GERCEKTEN egitmeye özen gösteriyorsun bu söylediklerinden net anlasiliyor. Takdir edilesi cidden ne diyeyim vivam, umarim ögrencilerin de senin güzel kalbinin degerini biliyorlardir. Böyle yazilar daha sık yazmalisin, seni ve hayatini merak ediyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sagol Eylem! Senin post un olmasa hic aklima gelmezdi böyle yazmak, süpersin :) En azindan sunu fark ediyorum okulda: Diger ögretmenler kadar cocuklarin saldirisina maruz kalmiyorum. Genelde ders i sIkIcI bulduklari icin yaramazlik yapiyorlar. Okurken almanyanin en iyi ögretmeni secilen bir adamin yaninda staj yapmistim, o mentor´umden cok sey ögrendim. Onun tavsiyeleri hala kulagimda cinliyor, yoksa bende sürekli sikayet eden ögretmenler olurdum kesin.
      Bu sekilde hem benim hayatim kolaylasiyor hemde cocuklarin. Bazen soguk kalplide olmak gerekiyor maalesef, cocuklar insanin sabrini cok test ediyor. Sanirim duruma göre hep bir orta yol bulmak gerekiyor, ne fazla iyi -simariyorlar- ne fazla kötü- aksilesiyorlar-herseyin asirisi zararli oluyor :)

      Sil
  3. Geçtiğimiz şubata kadar ben de öğretmendim. İstifa ettim. 2 yıl da üniversitede asistandım fakat o da sonlandı yurt dışına gittim okumaya vs vs.. Evet oldukça zor meslektir eğitmek, öğretmek.. İnsanla bire bir uğraşılan tüm meslekler kadar zor aslında.. Buna rağmen gönül vermiş hakkıyla bu işi yapan herkesi çok seviyorum. O kadar azlar ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok haklisin Dilekce! Bende bu meslekte isini iyi yapanlari cok takdir ediyorum, ders aralarinda bos zamanim olunca merak ettigim ögretmenlerin derslerine girmeye calisiyorum, onlarin ders anlatma seklinden birseyler ögreneyim diye. Her ögretmen cok farkli gercekten ve üniverste egitimle bitmiyor, hayat boyu ögrenmek gibi birsey.

      Sil
    2. Harikasın! Çok saygı duydum şu an sana. Dilerim bir ömür severek yaptığın bu işte başarılı olursun :) Artık daha bir severek takipçin olacağım hocam.

      Sil
  4. Benim de en yakın arkadaşım öğretmen ve ne çektiğini çok yakından biliyorum. Burda bir de eğer okulu yatılıysa nöbetçi olarak da kalıyorlar ve nöbeti olduğu zaman kar-kış demeden ilçedeki okuluna gidiyor.
    Evet insanla birebir uğraşılan her iş zor, hele ki yetişme çağında karakteri daha yeni yeni şekillenmeye başlamış gençleri doğru yönlendirmek çok önemli. Ve kesinlikle sana katılıyorum öğretmen olmak isteyenler bir psikolojik testten geçirilmeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen canim, ama eminim ögretmenlerin 3/4 issiz kalir böyle bir test den sonra ;)

      Sil
  5. Ne guzel yapiyorsunuz sizi tebrik ediyorum. Bazi meslekler var ki idealist olmak gerekiyor ögretmenlik de bunlardan eminim ki ekdiginizi biçeceksiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim! :) Zaten ilerleme olmasa hic yapilmaz bence bu is, insan bir ise yaradigini gördükce mücadele etmeye devam ediyor ;)

      Sil
  6. Bir solukta okudum, bir öğrenciyi bile kazanabilirseniz kardır, ama siz zaten bunu başarmışsınız,tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  7. Öğretmenlik özünde kutsal bir meslek ama her öğretmen buna uygun davranmıyor maalesef. Seni bu konuda tebrik ediyorum, gerçekten yazını okuduktan sonra öğrencin olma şansım olsaymış keşke dedim. Öğretmen faktörü çok önemli derste, işini severek yapmadığı sürece öğrencinin bir şey öğrenmesi çok zor. Ve bir de öğrenci ile iletişimi yoksa iş daha da kötü oluyor. Keşke bir takım testlerden geçse öğretmen adayları öncelikle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cok tesekkür ederim! Bencede mutlaka bir psikolojik testden gecirilmeliler, hem kendileri icinde zor oluyor onlara uygun olmayan bir meslekte calismak, bu yüzden cogu istemeyerek geliyor ise resmen ve sinirlerini cocuklardan cikartiyorlar, her iki taraf icin daha hayirli olur :)

      Sil
  8. Öğrencilik kolay ve eğlenceli yaramazlık haylazlık var gençlik heyecan var insanın kanında yaramazlık yapmak gençler için takdir edilesi bir şey yapılan yanlış onların gözüne doğru gibi gelse de asıl iş öğretmende... Mesleği eğitmek öğretmek olan insanlar ne yazık ki 'salla başı al maaşı' taktiğini uyguluyorlar. Kimse etliye sütlüye karışmıyor ve bu durum Türkiye'de oldukça fazla yapılan hataları doğruya çevirmesine yardımcı olan kimseler olmadığı için çoğu genç bir hayat kuramıyor bir yol çizemiyor kendisine tüm öğretmenlerin sabırla sizin bu yaptıklarınızı yapması lazım 'daha iyi bir dünya' kavramını gerçekleştirebilmek için. Yaptığınız mesleği yürekten yerine getirdiğiniz için size minnettarım. İleri de o çocuklar sizi hep anacak ve yüreklerine sevgi bıraktığınız için belki bir çok insan size teşekkür edecek. Sabrınıza, emeğinize ve yüreğinize teşekkür ediyorum sevgili Viva umarım bir gün bir yerlerde karşılaşırız uzun uzun sohbet ederiz ve böyle bir seriye başlamanızı dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yazmissin! Insallah öyle olur ve hakkimda öyle düsünürler. Benimde okulda cok sevdigim ögretmenler vardi ve onlarla özel bir iliskim veya özel bir sohbetim hic olmadi, ama yinede ders sirasi ilgi ve alaka cok sey fark ettirdi ve hayatima cok yön verdiler. Hatta gecen arkadasim demistiki, oturup hayatinda kimler büyük rol aldi ve kimlere tesekkür etmek istersin bir liste yap diye, böyle birsey düsünüyorum. Seri cok güzel bir fikir, gercekten olabilir :D
      Hem benimde ihtiyacim oluyor, iyisiyle kötüsüyle belki kisa kisada olur olup bitenleri yazarim. Bunu aklimin bir kösesine yaziyorum mutlaka, tesekkürler fikir icin! :)

      Sil
  9. Sanki bir filmin senaryosunu okuyorum gibi geldi. Hatta gangstas paradise vardı ben lisedeyken, o gözlerimin önünde geçti. Kolay iş yoktur ama seninki hem zor hem kutsal. Orada sadece türk öğrenciler mi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haha :D Almanyadaki okullarda bir cok ülkelerden cocuklar var canim ya, genelde öyle yani, nekadar sehirdeyse okul okadar cok yabancilar oluyor genelde, örnegin bazi siniflarimda daha cok alman var veya cok az yabanci var, ama bir tane sinifimda ne ararsan var: alman,italyan, türk-kürt (ekstra yaziyorum cünki kendilerini türk olarak görmüyorlar), sinti ve roma, iran, kosovo, suriyeli ve yunan ögrenciler. Okullarda ama sadece almanca konusmalari izinli, ben türk oldugum halde türk ögrencilerle türkce konusmam yasak, sadece velilerle türkce konusabilirim.

      Sil
  10. Sen cidden müthiş bir öğretmensiin, bu net:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...